BİLİYORUM UZUN YAZILARI OKUMAYI SEVMİYORSUNUZ.. - Daganer Gurubuna üye Olunuz.. - Blogcu

Free Banner Maker

Daganer Gurubuna üye Olunuz..

22/1/2009 - BİLİYORUM UZUN YAZILARI OKUMAYI SEVMİYORSUNUZ..

Kategori: Faydali Yazilar

 

Kuşlar-

Sevginin türleri var mı?

 

Şartlı Sevgi Sahte midir?

Zaman ve içinde yaşadığımız sistem o kadar yapay, yalan ve sahte ki
dostlar... Sevgiler, dostluklar, ahbaplıklar o kadar iki yüzlü ve çıkara
dayalı ki.İşte bu nedenle, içinde hilesiz sevgi taşıyanlara acı ve zor geliyor
yaşadığımız çağ. Tebessümler, gülüşler, dokunuşlar, sevgi sözleri hepsi
hepsi yalan ve sahtekarca geliyor insana.

Hayatımda hiç kimseye kötülük düşünmedim, bilerek kimseye kötülük
ettiğimi de sanmıyorum. Hayatım boyunca hep insanlara iyilik etmek için
çırpındım, bunu beni tanıyan herkes bilir. Çıkar için babam da olsa elini
öpmedim. Haksızlığına inandığım hiç bir olayda ya da hiç bir insana taraf
olmadım. Yaşamım boyunca kimseye muhtaç olmadım, ama zengin de
olamadım. Zengin olmam zaten mümkün değildi. Çünkü ilaç ya da
yemek paramı bile aç kalma pahasına da olsa ihtiyacı olduğuna inandığım
insanlara verdiğim çok olmuştur. Bu huyumdan dolayı babam bile hiç
sevmedi beni, para kazanmaktan başka hiç bir nitelik taşımayan
kardeşlerimi daima el üstünde tuttu.

Oysa ki, babam varlıklı sayılır, maddi olarak hiç bir şeye ihtiyacı da yok.

Düşünüyorum da sanki bütün ilişkiler insani değerlerin dışında ,yalnızca
para ve çıkar üzerine kurulu. Çünkü birey olarak, toplum olarak el
üstünde tuttuğumuz anlamsız değerler ve aldığımız kültür, içinde
bulunduğumuz zaman bunu gerektiriyor. Bugüne kadar
çevremdekílerden çıkar ilişkisini gözetmeden seven birkaç kişi tanıdım.
Annem, ninem ve kızkardeşimdi bu kişiler. Bir tek onların sevgisinin,
hesapsız, çıkarsız, yalansız, hilesiz olduğuna inadım. Toplumumuzda,
kadınların neden daha duyarlı, tutarlı ve dürüst davrandıklarının nedeni
üzerine çok düşündüm ama kendimce bir sonuca varamadım.


Hayatı anlamak ve yaşama anlam katmak için; sevgiyi yakalamak ve
anlamlı kılmak lazım. İnsanlar yüreğini sevgiye ayarlamalı ki kini, nefreti
ve çıkarı kafdağının ötesine kovalasın. Yoksa insanı erdemleştiren,
duyguyu sıcak, yüreği temiz tutan, çıkarsız, yalansız, sevgiye yönelmesí
mümkün değildir insanın. Sevmeyen insanın hayatı zaten güzel ve
anlamlı da olmaz?

Sevgisini çıkarsız yalansız sevdiklerine vermek, mal para yada yemek
vemekten daha iyi değil midir?. Sevmek demek (hayatta ölmek değil ama
gerektiğinde gözünü kırpmadan canını verebilmektir sevdiklerine.) Bazen
düşünüyorum da insan sevmeden nasıl yaşar, toprağı, suyu havayı en
önemlisi de insanı sevmeden nasıl yaşar? Kimi insan için yaşamak sadece
bir dolup boşalma kanalıdir. Yanlızca yiyip içmek, tuvalete gitmektir.
Lüks arabalara binmek ya vda başkalarına hava atmaktır. Ne korkunç ve
tiksindirici değil mi? Hiç bir derinliği ve ağırlığı olmayan ve yaşadığını
hissedip de neden yaşadığını bilmemek ne çirkin şey. Çevrenizde o tür
insanlarla bir konuşun. Hayatla, mutlulukla , sevgiyle ilgili fikirlerini
sorun, alacağınız cevapları bir değerlendirin ve göreceksiniz ki bu
dünyada ot gibi yaşayan ne çok insan var. O zaman kızmadan bana hak
vereceksiniz. Bu tür insanlar çevremizde o kadar çok ki. Oysa, insan
sevgisi, sevdası, bilgisi, ilgisi, düşü, düşüncesi, kültürüyle insandır.
(İnsan salt bir dolup boşalma kanalı değildir.)





Sevginin kökeni insanınki kadar eskidir, insanla birlikte sevgi de var oldu
yeryüzünde. Sevgisiz bir hayat koca bir hiçtir, boş bir kalıptır. Hayat koca
bir kitaptır, sayfaları sevgiyle çevirdikçe ancak insan, insanlığının farkına
varabilir. En kutsal sevgi karşılık beklemeden sevmektir. Karşılık
bekleyen sevgi, gerçek sevgi değildir; çıkarcı, ucuz, basit ve günü birlik
yaşanan sevgidir. Sevgi sanılan bazı günübirlik hoşlanmalar da kalıcı
değildir, gelip geçicidir. Çünkü yalnız çıkara ve anlık hoşlanmalara
dayalıdır. Gerçek sevgi hesapsız ve hilesizdir. Gerçek sevgi üzerine
kurulan ilişkilerin temeli de öyle kolay kolay yıkılmaz. Sevgi kin ve nefret
tutmaz, gerçek sevgide e bencillik yoktur. Sevgiyle yapılan hersey
yapıcıdır, saygındır, güzeldir.

Bakın " Masumi Toyotome" diye bir Japon yazar, "Sevgi Çeşitleri" başlıklı

makalesinde ne güzel anlatıyor bunu:
. Bu yazıyı, kimin çevirdiğini, kimin
düzenlediğiyle ilgili, elimde herhangi bir bilgi ya da kaynak yok....

Çevirmeninden, yayımcısına, düzenleyicisinden yazarına kadar emeği
geçen herkesten özür diliyerek aşağıya alıyorum...



Sevgi Çeşitleri

Masumi Toyotome.
"Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir" diye başlıyor. "Ama sevgi
nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz?" diye soruyor..

Sonra anlatmaya başlıyor.

"Sevgi üç türlüdür!.."
Birincinin adı "Eğer" türü sevgi!..
Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar..

Örnekler veriyor:
Eğer iyi olursan baban, annen seni sever.
Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim.
Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.
Toyotome "En çok rastlanan sevgi türü budur" diyor.
 Bir şarta bağlı sevgi..
Karşılık bekleyen sevgi.. "Sevenin, istediği birşeyin sağlanması karşılığı
olarak vadedilen bir sevgi türüdür bu" diyor yazar.. "Nedeni ve şekli
bakımından bencildir. Amacı sevgi karşılığı birşey kazanmaktır."

Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi üzerine kurulduğu için
 çabuk yıkılıyor. Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine
değil,hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve
beklentilere giriyorlar. Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları
başlıyor.
Sevgi giderek nefrete dönüşüyor. En saf olması gereken anne baba
sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor.
Yazar bir örnek veriyor.

Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu
etmek için, çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor.
Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü
hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor. Eve
döndüğünde babası öfkeyle "Sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan
Hakone'ye gittin" diye
bağırıyor. Delikanlı "Ama baba, vaktiyle sen de bir ara kendini iyi hissetmediğinde
Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın" diyor.
Baba daha çok kızarak, delikanlıyı tokatlıyor. Çocuk da intihar ediyor.

"Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler,
yanılıyorlardı" diyor
yazar..

"Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki
beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı!.."
İnsanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında..

"Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek, bu genç
adamın yaptığı gibi, yaşamı sürdürmekle, ondan vazgeçmek arasında bir
tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir"
diyor,Masumi Toyotome..
İlginç değil mi?..

İkinci türe geçiyoruz.
Çünkü türü sevgi..
Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor:

"Bu tür sevgide kişi, birşey olduğu, birşeye sahip olduğu ya da birşey
yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya
da koşula bağlıdır." Örnek mi?..
"Seni seviyorum, çünkü çok güzelsin. (Yakışıklısın!)"
"Seni seviyorum, çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün
ki.."
"Seni seviyorum, çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki.."
"Seni seviyorum,çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerlere
götürüyorsun ki.."

Yazar," çünkü " türü sevginin, eğer türü sevgiye tercih edileceğini
anlatıyor. Eğer türü sevgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük
ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik
yüzünden sevilmemiz, hoş birşeydir, egomuzu okşar. Bu tür, olduğumuz
gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür
sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz,
bu türün, "Eğer" türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz.
Kaldı ki, bu tür sevgi de yükler getirir insana..

İnsanlar hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına
yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek niteliklere onlardan biraz
daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekini
sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşam sonsuz sevgi
kazanma çabası ve rekabet girer. Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe
içerler. Sınıfın en güzel kızı, yeni gelen kıza içerler. Üstü açık BMW'si ile
hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler. Evli kadın kocasının genç ve
güzel sekreterine içerler.

"O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi?" diye soruyor,
Toyotome.. "Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz" diyor.
Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var.


Birincisi.. "Acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz?" korkusu..
Tüm insanların iki yanı vardır. Biri, dışa gösterdikleri, öteki yalnızca
kendilerinin bildiği.. "İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi
terkederlerse" korkusu buradan doğar.

İkincisi de.. "Ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez
olurlarsa.." endişesidir. Japonya'da bir temizleyicide çalışan dünya güzeli
kızın yüzü ,patlayan kazanla parçalanmış. Yüzü fena halde çirkinleşince,
nişanlısı nişanı bozup onu terketmiş. Daha acısı; aynı kentte oturan anne
ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler artık çirkin olan kızlarını..
Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne bina edilmiş
olduğundan bir günde yok olmuş. Güzellik kalmayınca sevgi de
kalmamış. Kız birkaç ay sonra kahrından ölmüş.

Japon yazar "Toplumlardaki sevgilerin çoğu 'Çünkü' türündendir ve bu
tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür" diyor.. Peki o
zaman, gerçek sevgi, güvenilecek sevgi ne?.."

Ve işte sevgilerin en gerçeği!..

"Üçüncü tür sevgi benim 'Rağmen' diye adlandırdığım türdür" diyor
yazar.
Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında birşey beklenmediği için
"Eğer" türü sevgiden farklı bu.. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine
dayanıp, böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için "Çünkü" türü
sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan "Birşey olduğu için"
değil,"Birşey olmasına rağmen" sevilir. Güzelliğe bakar mısınız?..
Rağmen sevgi..

Esmeralda, Qusimodo'yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu
olmasına "rağmen" sever. Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmeralda'ya
çingene olmasına "rağmen" tapar!.. "Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı,
en sefil insanı olabilir. Bunlara 'rağmen' sevilebilir. Tabii bu sevgiyle
karşılaşması şartı ile.." Burada insanın, iyi, çekici ya da zengin konum
edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü
huylarına ya da kötü geçmişine "rağmen" olduğu gibi, o haliyle
sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz biri gibi görünebiliyor ama en
değerli gibi sevilebiliyor.

Japon yazar "Yüreklerin en çok susadığı sevgi budur" diyor. "Farkında
olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek,giysi,ev,
aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir." Bunun böyle
olduğundan, yazar nasıl emin diyebilirsiniz. Haklı olduğunu kanıtlamak
için sizi bir teste davet ediyor..

"Şu soruma cevap verin" diyor. "Kalbinizin derinliklerinde, dünyada
kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini
düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan
ilginizi yitirmez miydiniz?.. Kendi kendinize 'Yaşamamın ne yararı var ?'
diye sormaz mıydınız?.."

Devam ediyor Toyotome.. "Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi
çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün.. Dünya birden bire
başınızın üstüne çökmez miydi?. O an yaşam size anlamsız gelmez
miydi?."

"Diyelim sıradan bir yaşamınız var.. Günlük yaşıyorsunuz. Günün birinde
gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa,
kalan hayatınızı nasıl yaşardınız?.." diye soruyor ve yanıtlıyor: "Böyleleri
ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan
ölü haline geliyorlar." Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor
"Rağmen" sevgiyi.. "Bugün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni
'Rağmen' türü sevgiyi şu anda yaşamanız ya da birgün bu sevgiyi
bulacağınıza inancınızdır." Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome..
"Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor.
Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var.. Kimsede başkasına verecek fazlası
yok" diye açıklıyor..



Anlatıyor..
"Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz. Ama da o da
aynı şeyi başkasından beklemektedir." Peki bu dünyada sevgi ne kadar
var?..
Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar.. Ve de yemek öncesi
tadımlık gelen iştah açıcılar gibi.. Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir
sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor. Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar
muhtaç olduğumuzu anlatıyor. Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini
ve bizi doyurmasını bekliyoruz.. Hani nerede?.. Hepsi o..


Ve asıl çarpıcı cümle en sonda..
"Dünyadaki en büyük kıtlık, 'rağmen' türü sevginin yeterince olmayışıdır!.."

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Hakkımda

SENİ SUÇLAYANA ASLA KENDİNİ SAVUNMA.. NASIL OLSA INANMAYACAK.... SENDEN EMİN OLAN KİŞİNİN İSE ZATEN BUNA IHTIYACI YOKTUR.

Son Yazılar

  • Sende Gittin Ya
  • Ya Sensizlik Ölmekse
  • DİYEBİLSEYDİM
  • Yorgun yüreğim seni seviyor...
  • Bir yıldız çaldım karanlık geceden

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS
  • GÖÇMEN KUŞLAR
  • MUHASEBE DERSLERİ
  • DAGANER

    Kategoriler



    Arkadaşlarım

  • E.YÜKSEL ÜSTÜNER
  • esocan99
  • yildizcaa
  • beyzaca
  • ayseliden
  • mustafayavuz
  • aysunyurt
  • Emel N. Örsoğlu
  • gozlerindesakla
  • birkadin17
  • dileky
  • biryudumrenk
  • daganer
  • opalankok
  • beyhan2
  • busu
  • sagunerm
  • yamanlarinsaat
  • arzununpenceresinden
  • metekan
  • AKİF ÖZ
  • akifoz
  • ozdaganer
  • cilginogretmen
  • gullerinkalbi3
  • adanavdb
  • ilknur gürsoy
  • blogdenizi
  • murat destebaşı
  • ebrar67
  • buselihayat
  • busecegunler
  • seniseviyorumsemra
  • asahin2007
  • enpopuler
  • gocmenkizi
  • hamide öz
  • Hülya K.......
  • elifyasinesra
  • fatostuncay
  • yakamozdakigozler
  • goollgeee
  • sifaniyetine
  • fuldaa
  • AKİF ÖZ
  • izmirlihaberci
  • teknolojistik
  • 1001kopru
  • ecinindunyasi
  • ozlemlehayat
  • fenciyim
  • Nefise ilgi
  • asiguzelimm
  • okulderslerim
  • meleksoylu
  • ozakif
  • pastamalzemeleri
  • bilgisayaregitimlerimiz
  • beautifulfeyza
  • sizinabla
  • yoreselbebeklerim
  • sevgiliask
  • feyzacemre95
  • anemonunmutfagi
  • sessizfirtinalar
  • vergidenetcisi
  • evlilikdrami
  • bebenaz
  • 13winxhepsi
  • masum61
  • bebeqimsin
  • suskunlugumsiyahinmatemi
  • winxcaz
  • oyuncaz
  • allthemagic
  • ecininyenidunyasi
  • kozmogirl
  • Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
    Google Gruplar
    DAGANER grubuna kayıt ol
    E-posta:
    Bu grubu ziyaret et