Daganer Gurubuna üye Olunuz.. - Blogcu

Free Banner Maker

Daganer Gurubuna üye Olunuz..

  • 2/3/2009 - DUYGU YUMAĞI
  • Kategori: Hobi

    Photobucket



    DUYGU YUMAĞI

    Sevgi, duygu çiçeklerinin oluşturduğu bir demet; hoşgörü ise, bu çiçeklere
    can suyunun verildiği kaynaktır. Bu iki kavram, çok değişik konular altında
    karşımıza çıkabilir.
    Bu iki mucizenin birleşimi ise, duygu yumağını oluşturur. Sarılır, sarmalanır,
    işlenir ve kusursuz bir halde kullanıma sunulur. Bu yüce duygulara sahip
    olmanın yanında uygulamak da önemlidir. Bizlerin içinde az da olsa sevgi
    ışıkları mevcutsa, hoşgörü de bu ışıkları canlandırmak, daha parlak
    görünmelerini sağlamak için ortaya çıkar. Sevginin, hoşgörüyü yarattığı
    güzel bir örnek sergilenir.
    Bu yardımlaşmayı sonuçlandırmak ise bizlere düşer. Dört köşeli, pembe
    renkli çerçeveden taşmaktadır artık bu duygu yumağı... Pencereyi açmak,
    özgürlüğüne kavuşturmak lâzımdır. Bu işleri yapınca kendimizde bir yenilik,
    bir canlılık oluştuğunu fark ederiz. Bu davranışlara sahip olmamız, çevremize
    de yansır. Onlara karşı beslediğimiz bu duygular, bin misli artarak bize geri
    döner. Herkesin duygusunu, güvenini ve sevgisini kazanmış oluruz.
    Toplumda ise kendimizi iyi bir yere getiririz. Ruhsal yapımız da kendisini
    onarmaya ve düzeltmeye başlar. Karakterimizi, kendi benliğimizi buluruz;
    sevgi, dostluk ve hoşgörü ile karşılaşırız. Bu duyguları, düşüncelerimize, hal
    ve hareketlerimize yerleştiririz. Bu güzel duygularla büyük bir bütünleşme
    içinde bulunuruz. "Et tırnaktan nasıl ayrılmıyorsa" biz de bu duygulara öyle
    bağımlı kalırız. Zaten ayrılmamamız gerekir. Bulduğumuz saadeti, mutluluğu
    geri çevirmek olmaz. Aksine korumamız ve desteklememiz gerekir.
    Böyle davranmakla belki kötülüğün batağına saplanmış kişilere de yardımımız dokunabilir.
    Kısacası; bu iki konuyu hem algılamak, hem de uygulamak çok önemlidir.
     Bu köprüyü yerinden sökmek, iletişimini kısıtlamak imkânsızdır. Bunun
    yanında onları kazanmak da zordur. Yoktan hiçbir şey var edilemez. Temel
    olan sevgidir, saygıdır. Bu niteliklere sahip olmayan kişi karaktersizdir.
    Kendine güveni yoktur. Yaşayan bir ölüden farksızdır...
    Ve en önemlisi de hayatı boyunca sevgiden yoksun kalacaktır.
    (Alıntı)

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 17/2/2009 - Yaşamak Bir Sanattır‏
  • Kategori: Hobi


    86-YASAMAKSANATTIR 

    YAŞAMAK BİR SANATTIR! 

    Önüme kattığım hüzünlerimle şehrin sokaklarında dolaşıyorum.

    Ben gölgem ve siyah beyaz hayallerim...

    Düşünüyorum hayat ne kadar zorlaşıyor bazen

    İnsanlarla geçinmek,

    Çevremizdekileri mutlu etmek,

    En önemlisi kendimizi mutlu etmek,

    Ne kadar zor?

    Biz insanlar Küçük üzüntüler altında enkaz yığını gibi nasıl da rahatça kalabiliyoruz.

    Neden tatsız bir olay yaşadığımızda hayatın ayaklarımızın altından kayıp gittiğini düşünüyoruz.

    Peki, küçük sevinçlerle neden mutlu olamıyoruz?

    Çoğu kez Yaşamın kıyılarında dolaşma kolaycılığına kaçıyoruz. Yaşamın içine girmekten korkuyoruz. Ama bilmiyoruz ki irademiz dışında gelişen olaylar bizi yaşamın kıyısında da bulabilir...

    Yanlışı nerede yapıyoruz?

    ...

    Yaşamak nedir?

    Sadece nefes alıp vermek midir?

    Yaşamak; küçük şeylerden mutlu olmak, tatsız olaylardan yıkılmamak, evi çekip çevirebilmek, eşi yönetmek, çocukları yönetmek, velhasıl hayatı yönetmek için; sanatkâr gibi davranmak değimlidir?

     

    Hayata geniş pencereden baktığımızda sevinçler ve hüzünler tabiî ki olacak tabiî ki vücudumuz sevinç ve hüzünlere doğal tepkisini verecek... Ama kendimizi kaybetmeden, aklımızla ve düşünce gücümüzle ruhumuzda ve bedenimizde oluşacak yıkıcı depremleri önlemeye çalışacağız.

    Zaten emeksiz elde edilen mutlulukların ne tadı olabilir ki?

    Belki de zor olduğu için, güzel yaşamak bir sanattır

    Zaten çoğu insan bunu başaramadığı için toplum içinde sefil ve perişan vaziyette dolaşmaktadırlar.

    Başarabilenler;

    Dimdik ayaktadır.

    Hayat bana hangi oyunu oynarsa oynasın,

    Benim de karşı oyunlarım var,

    Mücadele gücümü yitirmedim, demektedirler.

     

    Bu sanatı icra ettiğimizde bizim payımıza düşecek olan şey mutluluk ve güzel bir hayattır...

    Bu sanatı icra ederken emek vermeliyiz, özveride bulunmalıyız, çaba göstermeliyiz...

    Hayat bize çoğu zaman hazır çizilmiş bir mutluluk tablosu vermez. Boş bir kâğıt atar önümüze bizim çizmemizi, ustalığımızı ve Sanatkârlığımızı göstermemizi ister. Akılımızı kullanarak, düşünce gücümüzü bizzat yöneterek, bakış açımızı pozitif yaparak, yüreğimizdeki sevgi gücünü kullanarak boş kâğıda çok hoş hayat tabloları çizebiliriz... Çevremizde bazen iyi sanatkârlarla karşılaşırız hayatı mutluluk tablosuna çevirdiklerini yüzlerindeki mimiklerden anlarız. Bazılarının yüzüne baktığımızda da kâğıdı anlamsızca karaladığını hissederiz.

    ...

    Hapishanelerde yaşayanları,

    Savaş meydanlarında bulunanları,

    Esir kamplarında yaşayanları düşünüyorum...

    Onlar gittikleri yerlerde hayatı bulmadılar.

    Zaten gittikleri yerlerde hayat yoktu.

    Onlar gittikleri yerlere hayatla mücadele gücünü, yaşama azmini ve kurtuluş ümitlerini beraberinde götürdüler.

    ...

    En büyük sanat;

    Hayatı yaşama sanatıdır...

    En iyi sanatkâr;

    Bulunduğu ortamdaki hayat şartlarını önemsemeden hayata dair ufacıkta olsa tutunacak dal bulan,

    Zorluklar karşısında sanatını iyi yapıp hayatı her halükarda yaşanabilecek hale getirendir.

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 30/1/2009 - Sen ağlama sana kıyamam...........‏
  • Kategori: Hobi

    Aglama Cocuk agLama degmez... AgLatan seni sevmez...Hic bir $ey icin
    agLamaya degmeZ...


    Sen agLama kiyamam...



    Masumiyetin de yetmedigi anLarin hep öksüz türküsü agzinda hayatin hoyrat ezgisine hep yenik oLdugundan yumuk yumuk bir utanca sakLamak gerek sanki... cok eski giysiLerin umut söndüren sicaginda ne kadarsa iSte o kadar! yaLazLanan bir cocukLuk ninnisi hep biraz hickirik soLuyan...



    Bir Cocuga KADER iSmi neden ve Nicin VeriLir?



    Dogu da dogmus

    Kiz oLmus
    HorLanmis....
    EziLmiS...
    ßüyümüs sevmis...
    Sevdigine veriLmemis
    Kacmis....
    Dag bayir cayir cimen demeden uzakLasmiS
    peSine kardeSini koymusLar
    Yüreginede kin nefret doLdurmusLar
    ßir tuhaf kurSuna
    ßir tanidik eLe
    Kurban gitmis
    AiLesi adina
    Kader demiS...
    CocukLugun tüm mahsumLugu güzeLLigi ve SirinLigi yanSimis gözLerine... BakiSLarina can kurban seniN...






    Büyük yürekLerini.

    AhSap sandikLarda.
    FircaLarda ritimLer oynasiR..
    Kücük cocukLar taSir
    MerakLa gözLerim icLerini
    Ne hikmetse hep iki renk boya
    Bir firca bir ciLa.
    BaSka bir Sey göremem
    Pis LekeLi sandikLarinda
    Ha! YürekLerinimi?
    Onlari gorecek kadar
    yurekLi degiLim henüz...
    Harac istemisLer vermemis...
    BoyaLarini kirmisLar
    Bir tatLi GüLüS...



    Bu kadar $ekermi olunur yaa.. ALLah'im sen ne $eker cok biLmi$sin...



    CocukLugu CaLinanLar...




    Benim dünyanin adaLetsiz oLduguna dair bircok kanitim vaR...

    Benim agLamam canimin yanmaSina degiL onLarin cocukLugunu ya$amadigini görmektendiR..

    Kizzz!! Kafanda Bit vaaaaR!



    Annene söyLerim baaak!!!



    Bu güzeL eLLerin her daim birbirine bagLi kaLmasi diLegi iLe...


    Seni bicir seni akLindan neLer geciyor yine hmmm !!! ))



    Ben KADIR! Deli KADIR Uleeeeen!!!





    Bende Varim

    Biz yetiskinLer de böyLeyizdir iSte.
    Hayattaki engeLLer karSisinda farkLi tepkiLer veririz...
    Kimimiz mücadele etmeden hayati bir köSeden izLemeyi tercih ederiz..

    Adi fedakarLikmidir biLinmez kendi hayatimizi geri pLana atariz...
    SevdikLerimizin mutLuLugu icin kendimizden ödün veririz...
    OLani kabuL eder direnmez boyun egeriz...
    ALiSmakLa aLismamak arasinda yaSar gideriz...
    Biz bunLari SIKLIKLA yapariz...
    Kimimiz ''bende varim'' diye isyan ederiz...
    Bu ''hayat tiyatrosunda''baS rol oynamak isteriz..
    Bize sunuLan sahnenin disinada tasarak oyuna devam ederiz...
    Oyunun kuraLLarini kendimiz koyar sonucLarinada yine kendimiz katLaniriz...
    Hayatimizda ''keskeLere''izin vermeyiz...
    Biz bunLari yapmayi SIKLIKLA hayaL ederiZ...



    Farkindamısin?

    Annecigim biLmem farkindamisin?
    SöyLenmemis en mübarek en aziz
    DuyguLarLa cepecevre caresiz..
    Sana bagLandigimin farkindamisin?
    Seni sevdigimin FARKINDAMISIN?
    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 18/1/2009 - Evlenmeden önce düşünülmesi gereken 11 şey‏
  • Kategori: Hobi

    evlilik Evlenmeden önce düşünülmesi gereken 11 şey

    Evlilik, dizi filmlerdeki gibi pembe düş değildir. İki bilinmeyenli bir denklem gibidir. Bünyesinde birtakım problemler olacaktır. Evliliğe hazır olmadan evlenmeye kalkışmayın.

    2. Deli gibi seviyorum

    "Deli gibi sevmek" mutlu olmaya yetmez. Denklik de önemlidir. Sadece siz değil, aileniz de denk olmalı. Kültür seviyenizden dinî inançlarınıza kadar her şeyiniz. Birbirini "deli gibi severek" nikâh memurunun önüne koşan nice gençler, denk olmadıkları için üç gün sonra soluğu hakim karşısında almışlardır. Arabanızı da çok seversiniz ama benzin olmadan onu iterek ne kadar götürebilirsiniz?

    3. Ailem beni anlamıyor

    "Ailem beni anlamıyor" yerine onların da fikirlerine değer verin. Bütün anne-babalar, çocuklarının mutlu olmasını ister. Kesinlikle art niyet taşımazlar. Eğer itiraz ediyorlarsa mutlaka bir bildikleri vardır. "Çünkü gençlik damarı, akıldan ziyade hissiyatı dinler. His ve heves ise kördür, âkıbeti göremez." (Gerçi çocuklarının iyiliğini düşündüklerini sanarak kendi istedikleriyle evlendirmek isteyen aileler de vardır.)

    4. Önce kendinizi tanıyın

    Nasıl birisiniz? Sinirli, sakin, kıskanç, bunun gibi hangi huylarınız var? Evleneceğiniz aday nasıl olmalı ki, onunla anlaşabilesiniz? Önce kendinizi tanıyın.

    5. Adayınızı iyi tanıyın

    Kendinizi tanıdıktan sonra da adayınızı iyi tanıyın. Bunun için ailenizden yardım isteyin. Çünkü yıllarca flört ettikleri halde evlendikten sonra "seni tanıyamamışım" diyenlerin sayıları hayli kabarıktır.

    6. Kendinizle barışık olun

    Kendisiyle kavgalı olan, eşiyle de kavgalı olur. Şayet depresyondaysanız veya psikolojik başka bir rahatsızlığınız varsa tedavi olun. Tedavi olmadan asla evlenmeye yanaşmayın. Hem kendinizi hem de eşinizi bedbaht edersiniz.

    7. Sakın yalan söylemeyin

    Nikâh masasına kadar "evet", ondan sonra "her şey bitti" mantığıyla hareket etmeyin. "Nasıl olsa ben ona dediğimi yaptırırım." veya "onu değiştiririm" düşüncesiyle kendinizi kandırmayın. Çünkü sonradan hiçbir şeyi değiştiremezsiniz.

    8. Olgunlaşın

    Evlilikte olgunluk çok önemlidir. Çocuk tabiatlı, en küçük şeyde küsen, alıngan, şımarık ve bir ailenin sıkıntısını göğüslemekten aciz insanlar, eşlerini mutlu edemedikleri gibi kendileri de mutlu olmazlar.

    9. Maddiyata dikkat!

    Aşırı derece maddiyata önem veren adaylardan uzak durun. Çünkü madde mutluluk değil, mutluluğa basamaktır.

    10. Fazla beklentide olmayın

    Evlilikten çok şey bekleyenler, mutsuz olurlar. Evlilik güzel şey! Fakat o güzelliğe ulaşmak emek ister, alın teri ve çaba ister. Bunu bilerek ve evlilikten olağanüstü mutluluk beklemeyerek evlenenler, daha çok mutlu olurlar.

    11. Hayalperest olmayın

    Realist davranın. Hayal ülkesinin bulutlarında gezenler, dünya gerçekleriyle yüzleşemezler. İlk gerçekle karşılaştıklarında kafalarını sert kayaya çarparlar.

    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 21/8/2008 - Karışık
  • Kategori: Hobi


    EMEĞİNİ BİLMEYENLERE SUNMA VE TARTIŞMA... HİNDİSTANDAN ÖYKÜ


     Hindistan da çok ünlü bir ressam varmış...

    Herkes bu ressamın yaptıklarını kusursuz kabul edecek kadar beğenirmiş... Ve onu "Renklerin

    Ustası" anlamına gelen Ranga Çeleri olarak tanısa da; kısaca Ranga Guru derlermiş...


    Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak


    Ranga Guru'ya götürmüş ve ondan resmini değerlendirmesini istemiş...

    Ranga Guru ise;

    - Sen artok ressam sayılırsın Racaçi.. artık senin resmini halk değerlendirecek. diyerek resmi

    şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da

    kirmizi bir kalem koyarak halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı

    bırakmasını istemiş. Raciçi denileni yapmiş... Ve birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde

    görmüş ki, tüm resim çarpılar içinde ve neredeyse görünmüyor... Çok üzülmüs tabii. Emeğini

    ve yüreğini koyarak yaptığı tablo kırmızıdan bir duvar sanki.. Alıp resmi götürmüş Ranga

    Guru'ya ve ne kadar üzgün oldugunu belirtmiş.

    Ranga Guru üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Raciçi yeniden yapmış

    resmi ve gene Ranga Guru'ya götürmüş. Tekrar şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını

    istemiş Ranga Guru... Ama bu defa yanına bir palet dolusu çesitli renklerde yaglı boya, birkaç

    fırça ile birlikte... Ve yanına insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı

    ile birlikte bırakmasını istemiş.

    Raciçi denileni yapmiş...

    Birkaç gün sonra gittigi meydanda görmüs ki resmine hiç dokunulmamış, firçalar da, boyalar

    da kullanılmamış... Çok sevinmiş ve koşarak Ranga Guru'ya gitmiş ve resme dokunulmadığını

    anlatmış..

    Ranga Guru ise;

    Sevgili Raciçi, sen birinci konumda insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri

    sağanaği ile karşılaşabileceğini gördün...

    Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı...

    Oysa ikinci konumda onlardan hatalarını düzeltmelerini istedin, yapıcı olmalarını istedin...

    yapıcı olmak eğitim gerektirir... Hiç kimse bilmedigi bir konuyu düzeltmeye kalkmadı, cesaret

    edemedi...

    Sevgili Raciçi Mesleginde usta olman yetmez, bilge de olmalısın.. Emeğinin karşılığını ne

    yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın... Onlara göre senin emeğinin hiç bir değeri

    yoktur...

    Sakin emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartişma...

     
     
    BİRKAÇ SORU

     
    Hangi sabah sizin için fırsatlarla dolu başlangıçtır? Her sabah!

     Bir şeyi başarmayı çok isteyen bir insan neyi başarır? Herşeyi!

     Başarılı insanlar zamanı kullanma konusunda en çok neye dikkat ederler? Önceliklere!

     Kişisel gelişim için ilk şart nedir? Değişim!

     Bilginin miktarından daha önemli olan nedir? Kalitesi ve kullanılma biçimi!

     İnancına uygun yaşamayanlar bir müddet sonra neye inanırlar? Yaşamına uygun inançlara!

     Karşınızdaki insan ne zaman sizin ne istediğinizi anlamaz? Eğer siz ne istediğinizi bilmiyorsanız!

     İnsanlar ne zaman yenilmiş sayılır? Kabul edince!

    -----------------------oooOOOOooo------------------------

    Aristo şöyle diyor: "İdeal insan iyilik yapmaktan zevk alır. Kendisine iyilik

    yapılırsa mahcubiyet duyar. Çünkü iyilik yapmak üstünlük işareti, bir iyiliğe

    muhtaç duruma düşmek zaaf işaretidir."


     

     


    SANA ÖLÜMDEN ÖTE SEVMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLATACAĞIM.

    Bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı. Nicedir kimseyle
     paylaşamadığım hüzünlerim. Soramadığım sorularım. Şimgi özgür bıraktım
     özlemi. Şimdi hüzünde sevinçte doyasıya yaşanıyor bende. Sorular cevabını
     buluyor, anılar canlanıyor. Çünkü sen geldin.

    Yoktum ben,senden önce yoktum. Sen geldin varlığımı bildim. Sen geldin bir
     dokunuşun bir bakışın nasılda hazza dönüştüğünü gördüm. Sen geldin ben ben
     oldum, aşk oldum.Sen geldin ama ne güzel geldin!

    Yüzünü özledim.Daha birkaç saat önce gördüm halbuki. Yanımda olsan ne fark
     ediyorki. Hiç tükenmiyor özlemim. Seninleyken bile özlüyorsam seni
     sensizken hissettiğim ne?Adı ne olursa olsun seviyorum sensizliği!

    Deli bir aşk benimkisi. Sonu gelmeyecek bir macera. Aşk gibi hayatta bir
     macera tadında yaşanmalı. Ne olursa olsun yaşanmalı! HAYATA VE AŞKA
     DAİR NE VARSA HEPSİNİ YAŞAMAK İSTİYORUM SENİNLE!

    Zaman bizim elimizde ne kadarını kullanırsak o kadar uzun olacak ömrümüz.
     Ve giderken bu dünyadan ardımızda yaşamadığımız şeyleri değil, her anı
     birlikteliğimizle, aşkımızla dolu bir hayatı bırakacağız. Ne dersin? ÖNCE
     YAŞAYIP SONRA ÖLÜRMÜSÜN BENİMLE?

    Gülüşün damarlarıma işliyor. Bir tutku vazgeçmesi mümkün olmayan. Bir
     hayat senfonisi, her notasında aşkı saklayan. Sevmeyi bilen gülüşün, sevdikçe
     sevdiren gülüşün...O gülüşü görmeden yaşamak o kadar güçki! ve bu sevdanın
     sebebi: GÜLÜŞÜN!!!

    Ey benim mavi sevdam, umudum, ÖZGÜRLÜĞÜM... Sana söz bu yürek her
     atışında senin adını anacak!
    Bekliyorum...
    Seni özlemeyi en çok ben bilrim. Hiç yakınmadım seni özlemekten. Üstelik
     sana kavuşamama ihtimali işlenmemiş soğuk bir taş gibi önümde dikilip
     dururken! Sana dokunamamk yüreğimi böylesine acıtırken. Yine de bil ey yar!
     Bilki, ben yüreğimi acıtan bu yaraya inat, dokunmadan tenine SAATLERCE
     YAŞAYABİLEYİM SENİNLE!!!

    Bir gece geleceğim ve reddedemeyeceğin bir teklif sunacağım sana. Bunu
     duyunca inanamayacaksın. Cevabın hazır ama şaşkınlıktan sözcükler
     çıkmayacak ağzından. Bir gece sana dünyayı, sana aşkı, sana hayatımı sunmak
     için geleceğim.Ve o geceden sonra hep benim olacaksın SANA ÖLÜMDEN ÖTE
     SEVMENİN NE DEMEK OLDUĞUNU ANLATACAĞIM...




    Yönetilecek üç şey: Dilimiz, huyumuz, hareketimiz.
    Sevilecek üç şey: Yüreklilik, nezaket, yardım.
    Tiksinilecek üç şey: Kin, kibir, nankörlük.
    İstenilen üç şey: Sağlık, dostluk, engin bir ruh.
    Uğrunda savaşılacak üç şey: Şerefimiz, evimiz, memleketimiz.
    Düşünülecek üç şey: Hayat, ölüm, sonsuzluk.


    Yorum ( 0 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    SENİ SUÇLAYANA ASLA KENDİNİ SAVUNMA.. NASIL OLSA INANMAYACAK.... SENDEN EMİN OLAN KİŞİNİN İSE ZATEN BUNA IHTIYACI YOKTUR.

    Son Yazılar

  • ::::::::Geç Kaldın Bana Ben Gibi
  • Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi
  • ESKİYEN YÜZÜMÜN YENİ GÜLÜMSEYİŞİ‏
  • Sevdanın Resminde Yokum‏
  • SEVDAYA DAİR‏

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS
  • GÖÇMEN KUŞLAR
  • MUHASEBE DERSLERİ
  • DAGANER

    Kategoriler



  • Ask
  • Avatarlar
  • Bayram
  • Cocuk
  • Dunya
  • Egitim
  • Erkekler
  • Faydali Yazilar
  • Fotograf
  • Genel
  • Giftler
  • Haber
  • Hayvanlar
  • Hobi
  • Kadin
  • Kitap
  • Medya
  • Meraklilar
  • Mizah
  • msn ifadeleri
  • Muzik
  • Resim
  • resimli siir
  • Saglik
  • sevgi
  • Siir
  • Teknoloji
  • Yasam
  • yeni albumler
  • Arkadaşlarım

  • ozlemtnk
  • busu
  • ilknur1959
  • vergidenetmeni
  • yoreselbebeklerim
  • Daganer
  • dileky
  • fatostuncay
  • izmirlihaberci
  • sevgiblogu
  • ilkerceliklive
  • bengu
  • niluferdenaskadair
  • farahnaz
  • gullerinkalbi3
  • sengulceyle
  • benimsonsuzlugum
  • GozlerindeSakla
  • vergidenetcisi
  • beautifulfeyza
  • kozmogirl
  • fuldaa
  • aysunyurt
  • ayseliden
  • erselsaygi
  • asiguzelimm
  • 8haziran67
  • asahin2007
  • ozdaganer
  • akifoz
  • SizinAbla
  • teknolojistik
  • mustafayavuz
  • CukurbagKoyu
  • imbatesintisi
  • yust
  • ozlemlehayat
  • ozakif
  • PastaMalzemeleri
  • gulererdogan35
  • 1001kopru
  • enpopuler
  • Ebrar67
  • blogdenizi
  • biryudumrenk
  • arzununpenceresinden
  • BilgisayarEgitimlerimiz
  • sifaniyetine
  • beyzaca
  • elifyasinesra
  • esocan99
  • fenciyim
  • nilaycan
  • buselihayat
  • CILGINOGRETMEN
  • birkadin17
  • sagunerm
  • nefise45
  • busecegunler
  • metekan
  • gocmenkizi
  • sessizfirtinalar
  • suskunlugumsiyahinmatemi
  • hamideoz
  • anemonunmutfagi
  • goollgeee
  • adanavdb
  • okulderslerim
  • sevgiliask
  • ecinindunyasi
  • bebenaz
  • ecininyenidunyasi
  • oyuncaz
  • opalankok
  • feyzacemre95
  • 13winxhepsi
  • yamanlarinsaat
  • winxcaz
  • evlilikdrami
  • sonsuzveda
  • masum61
  • destebasi
  • yaziruhu
  • meleksoylu
  • bebeqimsin
  • seniseviyorumsemra
  • yildizcaa
  • allthemagic
  • yakamozdakigozler
  • AzraSafi
  • clupokyanus
  • Karya35
  • emodejay
  • muminturut
  • hatiralarlaben
  • xxberkemxx
  • mehmetkirmizi
  • GKSLYSN
  • hasretinleyim
  • yabancilar
  • Web Stats table border=0 style="background-color: #fff; padding: 5px;" cellspacing=0>
    Sayfa: 1 - Toplam: 994
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa
    Google Gruplar
    DAGANER grubuna kayıt ol
    E-posta:
    Bu grubu ziyaret et