Daganer Gurubuna üye Olunuz..
5/12/2009
-
İsmini söylesem gökyüzü inler utancından

İsmini söylesem gökyüzü inler utancından
Kalbimin yazısı Haykırmak istiyorum yalnızlığımı
Kimseye söyleyemediğim duygularımı
Menzili olmayan hayallerimi, İsabetsiz duygularımı
Haykırmak istiyorum
Gözümden çıkan yaşı kalbime akıttın
Dudaklarımdan çıkan her harfin dilencisi ettin
Haykırmak istiyorum,
Her başlangıcımın sonu sen olsan da
Pusulam seni gösterse de, Her nefesin ismi sen olsan da
Gitme,kal!
Karanlıkla karışmış duygularım sonra ersin
Ve sen hep bende kal.!!!
Yapraklar geceye isyan eder
Ben de bu baharın acımasızlığına
Yıldızlar yeryüzüne ismini saçar
Güneş karanlığa…
İsmini söylesem gökyüzü inler utancından
Hücrelerim senle dolar
Damarlarımdaki kan donar
Ve yüreğim ateş hattındayken
Geleceğimin mührü sendeyken
Mızrabım elimde, Vuracak tel bulamıyorum.
Suskun yüreğim/yorgun bedenim/umutsuz bakışlarım
/syancı hücrelerim/ Çalınmış gençliğim
ve sonunun ne olacağını bilemediğim yarınım
ben bu haldeyken
bütün vücudumu damarlarımla beraber yıkasam unutur muyum seni.?
Ömrümün cezası çok önceden kesilmiş Adı SEN
Gece yıldızlara doymaz olmuş
Güneş doğmaz olmuş
Vurun beni.!!
Bütün şarjörü kalbime boşaltın
Ona olan aşkım dünyaya fermanım olsun
Her türlü sevgiye ibret olsun.!
Seni sevmenin yarısı ölmektir
Ben bunları yaşarken
Hayatım bir nefesle son bulacakken
Zifiri karanlıkla boğuşurken
Gitme, kal!
Gidersen de
Geride bıraktıklarını unutma
Ben hiç kimseye bu kadar hem yakın hem uzak kalmadım
ASİ GÜL

|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/11/2009
-
TÜRK - İSLAM ALEMİNİN KURBAN BAYRAMI KUTLU OLSUN
Bir avuç dua, bir kucak sevgi,
sıcak bir mesaj kapatır mesafeleri, birleştirir gönülleri, bir sıcak
gülümseme, bir ufak hediye daha da yaklaştırır bizi birbirimize.
Kalbiniz nur, eviniz huzur dolsun
Dostluğu, sevgiyi ve geleceği...
Aşımızı, ekmeğimizi, soframızı... Hüznümüzü, acımızı, yalnızlığımızı
paylaştığımız; birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu en
sıcak şekilde hissedeceğimiz mübarek Kurban Bayramınızı tebrik eder,
mutluluklar dilerim.
|
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
22/11/2009
-
MÜHÜRLÜ KADERİM
6/11/2009
-
Giremediğin GönüL Senin DeğiLdir...

Gideceğimiz yerler sadece maddî, şeklî olanlar değildir. Asıl manevî olanlardır. Manen

gideceği yere varamayanlar, maddeten hiç varamazlar. Gideceği yeri, iç dünyasına kodlayamamış olan, hedefine asla ulaşamaz.
Hatta manen gideceği yeri olmayanların, maddeten de gidecekleri yeri olmaz; hiç olmaz. En hızlı vasıtalar, en sağlam araçlar onları hiç bir yere götüremez.
Çünkü manevî hedeflerini kaybedenler, maddî hedeflerini de yitirirler. Gidecekleri yer kalmaz. Onlar gitmezler, götürülürler. Hatta sadece sürüklenirler.

Bu sebeple, en acınacak insanlar, araçsızlık yüzünden yolda kalanlar değil, araçları olup da gidecekleri yeri olmayanlardır.
Gitmek, gövdeye değil, gönüledir. Gittiğiniz yerde gönülsüz bir gövde bulacaksanız, varışınız da boşunadır. O zaman, gittiğiniz yere ulaşamazsınız, sadece varmış olursunuz.

Vuslat, gönüle varmaktır. Sevgi dolu bir gönüle ulaşmaktır. Vuslat gönül işi olduğu için, varmak da gövdeyle olmaz, gönülle başarılır. Bu sebeple, gönül varışlarının vasıtaya ve maddeye ihtiyacı olmaz. Biri kuzeyde, diğeri güneyde iken de, bir ve beraber olabilirler. Mesafeler, birliğe, buluşmaya, kavuşmaya asla engel olamaz. Bir olan gönüllerin arasına kilometreler giremez; en uzak gurbet bile ayıramaz onları, unutturamaz. Asıl mesafe, asıl uzaklık, yanı başındakini unutturanıdır. “Dizimin dibindeki, Yemen'de; Yemen'deki de dizimin dibindedir”der Mevlânâ... Göremediğin gönülden ırak olursun. Gönül görmek diye bir çaba var mı hayatımızda? Giremediğin gönüle eremezsin. Hiç olmazsa, yanı başınızdakilerin gönüllerinde misiniz? Yanı başınızdakiler gönlünüzde mi? Aynı dili konuşanlar değil, aynı gönlü paylaşanlar anlaşırlar.

Büyük bir üzüntüyle ifade edeyim ki, aynı evde yaşadığı halde, ayrı olanlar vardır. Çünkü yakınlık manevî varlığımızla sağlanır. Gövdelerin yakınlığı ile gerçek yakınlık yakalanamaz. Kafa ve kalp uyuşması, insanı yakından daha yakın eder, hatta tekleştirir. Böylesine bir ve beraber olmuşları, hiçbir şey ayıramaz.
Hiç bir mesafe aralarına giremez.
Gönül ne kahve ister, ne kahvehane Gönül sohbet ister, kahve bahane... Can Yücel bir şiirinde, bizi birbirimizden ayıran mesafeyi şöyle açıklıyor:
En uzak mesafe ne Afrika'dır, Ne Çin, Ne Hindistan,

Ne seyyareler, Ne de yıldızlar geceleri Işıldayan… En uzak mesafe İki kafa arasındaki Mesafedir, Birbirini Anlamayan....
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/11/2009
-
Bu Sihirli Kelimeler Hayatınızı Değiştirebilir.

Başlamak: Hayatınıza yeni bir yön vermenizin en önemli yolu, başlamaktır. Başlamak kelimesi aklınıza herşeyi getirebilir. Hep yapmak istediğiniz ama bir türlü fırsatını yaratmadığınız birşey, yeni bir dil, okula geri dönmek, hiç yapmadığınız bir yemeği yapmak, eski bir dostu aramak, yürümeye başlamak vs. Başlamak istediğiniz şeyler gözünüzü korkutuyorsa, öncelikle kolay ve yakın plan şeyleri yapmayı deneyebilirsiniz. Hayal etmek: Hayal gücünün sınırı yoktur. Çocukken oyun oynarız, ama yetişkin olduğumuz zaman bizim için hayal diye bir dünya yoktur, gerçeklerle boğuşur, çocukluk hayallerimizi unutur gideriz. Hayalimizde neler kurarız? Cennet gibi bir adada tatil, iyi bir kariyer ve iş vs. Bu hayaller gerçekte ne kadarını yapabileceğimizi de bize gösterir ve hayal kurmak başarının ilk adımıdır. Gülmek: Gülmek insan ruhunun en iyi ilacıdır. Perspektiflerinizi geliştirir, sağlıklı hissetmenizi sağlar ve size zor görünen birtakım şeylerin altından daha kolay kalkmanıza neden olur. Çocuklarınıza anlatacağınız komik fıkra ve hikayeler öğrenin, en sevdiğiniz karikatürü duvara asın ve eski bir arkadaşınızla buluşup, geçmiş günleri yad ederek mutlu olun. İnanmak: Kendinize yapacağınız işte ne olursa olsun başarılı olacağınızı söyleyin. Güne pozitif başlayın ve kendinizi iyi ve olumlu şeylerin yaşanacağı birgün olduğuna ikna edin. Eğer kendinize hedeflerinizi gerçekleştiremeyeceğinizi söylerseniz, gerçekleştiremezsiniz. İnançsız hiçbirşey yapılmaz hiçbirşeye sahip olunamaz. Keşfetmek: Bilmiyorum demek bazen risklidir. Bulmaya, öğrenmeye çalışmak bilmenin yarısıdır. Yeni yerler gezin, keşfedin, yeni insanlarla tanışın, konuşun. Kısacası yaşamı küçük küçük adımlarla yeniden keşfe çıkın. Oynamak: Biz yetişkinler gerçek dünyanın içinde kaybolup, eğlenmeyi unutur, ihmal ederiz. Haftanın 1 gününü de kendinize tatil olarak ayırın ve gerçekten ne iş, ne ev, ne de koşuşturmaca, düşünmeyin. Arkadaşlarınızla kağıt oynayın, çocuğunuz varsa, onunla sohbet edin, kafanızı dağıtın. Hafif ve sakin geçen günün ardından ertesi gün çok daha taze ve dinç kafayla işleri düşünebilirsiniz. Güvenmek: Karar verme şeklinizi bir daha gözden geçirin.Her zaman için ilk verilen kararlar daha doğrudur unutmayın. Kararsızlık bir konu hakkında kötü karar vermekten bile daha acıdır. İç sesinize güvenmezseniz, büyüyemezsiniz. Dinlemek: Çoğu zaman birini dinlerken 2. dakikada kafamız başka yerlere gider ve dağılır , konudan uzaklaşırız. Kelimler ve duyduklarımız bizim için birşey ifade etmez. Oysa karşınızdaki insanı mutlaka dinleyin, kaybedecek hiçbirşeyiniz olmaz ama günün birinde o da sizi dinlemezse, dikkatini vermezse neden diye sormayın. Yaratmak: Hızla değişen ve gelişen dünyaya ayak uydurmak için sürekli birşeyler yaratmaya çalışın. Yaratıcılığınızı pekiştirmek için kendinizi oyalayacak şeyler bulun. Değişik tarzda müzik dinlemek, dişinizi diğer elinizle fırçalamak gibi günlük yaptığınız işleri farklı yapmaya çalışarak beyin oyunları oynamaya başlayabilirsiniz. Dokunmak: İnsanoğlu dokunmayı sever ve dokunulmasını da ister. Dokunmak sevgi, şefkat anlamındadır ve bizi daha iyi hissettirir. Her sabah kapıdan çıkmadan önce, eşinizi 30 saniyede olsa mutlaka öpün ve ona sarılın. Kendinize haftada veya 2 haftada bir masaj yaptırın. Konuşurken arkadaşınızın sırtına dokunun. ALINTIDIR
|
Yorum (
yok
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|